Malum önümüzde seçim var ve 11 parti seçime girecektir. Tüm partilerin ve iktidarda bulunan Ak Parti’nin bile halka tüm vaatleri ekonomiktir. Tüm partiler ister verecekleri vaatleri yapabilecek, ister sadece oy almak için yapmış olsalar bile kaçırdıkları çok önemli bir mevzu vardır. Halkın istekleri, talepleri, sesleri farklı, partilerin vaatleri farklıdır. Aralarında iletişimsizlik var gibi. Çünkü halkın beklentileri, kaygılarına kimse kulak vermiyor, ya da uğraşmak istemiyordur.
Dolayısıyla tüm partiler aynı gerekçeyle halkı ve milleti ekonomik kavramlarla kendilerine çekmeye çalışıyor durumdalar. Sanki halka ve millete karnınızı doyuracağız daha ne olsun demeye getiriyorlar. Çünkü tüm bu seçim vaatlerine bakıldığında sadece karın doyurmaya endeksli olduğunu görüyoruz.
Oysa ki, halkın ve milletin derdi, sıkıntısı, kaygısı karınlarının doyurulması değildir. İşte tüm partilerin halktan ve milletten kopuk olduğu için, halkla bütünleşmedikleri, halkın sesine kulak asmadıkları için halkın dilini anlayamıyorlar ve halkın gerçek taleplerini tespit edemediklerinden, yanlış kararlar ve yanlış vaatler vermeye yöneliyorlar. Çünkü baştan sorunun kaynağı anlaşılmayınca verilecek hükümde yanlış olacaktır. Partiler genelde zengin, maddi durumu çok yüksek, ya da elit tabakadan olan insanlarla halkı ve milleti yönetmek istediğinden, bu gruh da halkla bütünleşmediklerinden, halkla aynı dokuya sahip olmadıklarından sürekli de halk ve merkez arasında, anlaşmazlık ve iletişimsizlik olabilecektir. Halk ve merkez arasında iletişimsizlik olunca toplum içinde olabilecek sorunlardan, merkez habersiz ve lakayt kaldığında toplum içinde yaşanan sorunlardan dolayı toplum içinde güvensizlik, çekememezlik, nefret gibi toplumu içinden dinamitleyen unsurlar meydana gelir ve önüne geçilemeyen büyük sorunlara neden olacaktır.
Dolayısıyla tüm partiler toplumun dilini iyi bilmesi ve topluma kulak vermesi gerekir.
İşte tam burada HÜDA PAR’ın söylemleri ve sahaya sundukları adayları ile diğer partilerden çok farklı olduğunu görüyoruz.
HÜDA PAR hem parti tüzüğünde, hem basına yansıdığı kadarıyla yapılan basın açıklamaları ve söylemlerde, partinin üzerinde durduğu çok önemli temel meselelerden bir tanesi, toplumsal barışın sağlanması için özellikle vurgu yapılmaktadır. Toplumsal barış çok kapsamlı bir kavramdır. Toplumsal barışı kısa olarak özetlemek gerekirse;
- Din duygusu; Bu duygu zıtlıkları önleyerek yardımlaşma ve dayanışmayı sağlar.
- Sevgiyle oluşan kardeşlik ve dostluk,
- İyilik ve ikram, İnsanların karşılıklı olarak birbirlerine iyilik ve ikramda bulunmaları, aralarında gönül bağı kurulmasına ve sonuçta ülfetin gerçekleşmesine ortam ve imkân hazırlar.
- Barışma-barıştırma,
- Müdârâ, "İlişkilerin kötüye gitmesini önlemek maksadıyla, huzursuzluk çıkarıp zarar verecek insanlar karşısında durumu idare edip, vaziyeti kurtarma" anlamına gelen ahlaki bir erdemdir.
Dolayısıyla; bir ülke de huzursuzluk ve kargaşa ortamı “ifsad” barış ve güvenlik ortamı ise “ıslah” tır. Haliyle toplumsal uzlaşma ve kaynaşmaya bir toplumda olmazsa olmasıdır.
HÜDA PAR’ın içinde siyaset yapanların geçmişlerine bakıldığında; tüm hayatlarını toplumsal barışın sağlanması için vakfettikleri görülüyor.
Şuanda; Toplum içinde uzlaşma olduğu söylenemez. Ve bilakis şuanda yürürlükte bulunan tüm kanunlar, uygulamalar ve siyasi partilerin temsilcilerinin eylem ve sözleri Maalesef toplumu dinamitleyecek pozisyondadırlar.
İşte HÜDA PAR’ın diğer partilerden farkı da; tüm bu olumsuzlukları görmesi ve bu olumsuzluklara dikkat çekmesidir, diğer partilerin ve parti yöneticilerin ve siyasi temsilcilerin daha toplumsal barış ve toplumsal kaygı hususunda bir kelime kullandıklarını maalesef görmüyoruz.
Tüm partiler halkın ve milletin maddi yönünü doyurmaya ilişkin söylem üretirken, HÜDA PAR halkın manevi yönünü doyurmayı amaçlamakta ve halkın maneviyatını bozmaya çalışanlara karşı proje üretmektedir.

